ISSN 1307-8593 | E-ISSN 2458-9586
7tepe Klinik Dergisi - Yeditepe J Dent: 22 (1)
Cilt: 22  Sayı: 1 - 2026
1. 
2026-1 Cilt Tüm Dergi
2026-1 Vol Full Printed Journal

Sayfa I

2. 
Kapak
Cover

Sayfa II

3. 
İçindekiler
Contents

Sayfa III

ÖZGÜN ARAŞTIRMA
4. 
Suni Yaşlandırma İşlemi Uygulanan Farklı Tam Seramik Materyallerin Renk Stabilitelerinin Karşılaştırılması
Comparison of Color Stability of Ceramic Materials at Different Thicknesses and Shades After Accelerated Artificial Aging
Recep Türken, Ahmet Atila Ertan
doi: 10.5505/yeditepe.2026.39260  Sayfalar 4 - 10
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, farklı kalınlık ve tonlardaki tam seramik malzemelerin yapay yaşlandırma sonrası uzun vadeli renk stabilitesini incelemektir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Feldspatik cam seramik (FC), Lityum disilikat cam seramik (LDC), Rezin nano seramik (RNC), Polimer infiltre rezin seramik (PRC), Zirkonya ile güçlendirilmiş lityum silikat cam seramik (VS) olmak üzere beş farklı tam seramik malzemeden farklı kalınlıklarda (0,5 mm, 1 mm), farklı tonlarda (A1, A2, A3), 14 x 10 mm boyutlarında üç yüz (n=300) örnek hazırlanmıştır. Örneklerin renkleri spektrofotometre ile ölçülmüş ve renk parametreleri (L*, a*, b*, ΔEab) CIE Lab renk sistemine göre hesaplanmıştır.
BULGULAR: Yaşlanmanın tüm seramik materyallerin renk stabilitesi üzerindeki etkileri istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05). En yüksek renk değişimi RNC seramik materyalinde görülmüştür. VS ve FC seramik grupları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0,05). Kalınlık ile renk değişimi arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0,05).
TARTIŞMA ve SONUÇ: A1 renk seramik örnekleri A2 ve A3 renklerine kıyasla anlamlı derecede daha fazla renk değişimine sahipti. Seramik numunelerin kalınlıklarındaki artış (0,5-1 mm) renk değişimi değerlerinde düşüşe neden olmuş ancak anlamlı olmamıştır.

5. 
Miller I-II Diş Eti Çekilmelerinin Bilaminar Teknik ile Tedavisinde Kök Yüzeyi Biyomodifikasyonu Amacıyla Kullanılan Er: YAG Lazerin Etkinliğinin Değerlendirilmesi
Bilaminar Technique in the Treatment of Miller I-II Gingival Recession Defects Using Er: YAG Laser for the Root Surface Biomodification
Ece Deniz Yarımoğlu Ökten, Hare Gürsoy, Bahar Kuru
doi: 10.5505/yeditepe.2026.38243  Sayfalar 11 - 20
GİRİŞ ve AMAÇ: Er: YAG lazer doku dostu çalışma mekanizması ve güvenli olması nedeniyle, kök yüzeyi biyomodifikasyonu için diş eti çekilmelerinin tedavisinde de kullanılmaktadır. Bu yaklaşım kök yüzeyinde smear tabakasının kaldırılması, kolajen fibrillerin açığa çıkması ile yara iyileşmesi üzerinde olumlu etki yaratabilmektedir. Bu randomize kontrollü klinik çalışmanın amacı koronale kaydırılan flep (KKF) ile bağ dokusu grefti (BDG) operasyonu sırasında kök yüzeyi biyomodifikasyonu amacıyla kullanılan Er: YAG lazer ya da ultrasonik alet kullanımının klinik parametreler üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesidir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Tekli Miller I diş eti çekilmesi bulunan 20 hastanın tedavisinde KKF ile BDG operasyonu sırasında kök yüzeyi biyomodifikasyonu amacıyla bir grupta ultrasonik alet iki farklı uç ile, diğer grupta ise Er: YAG lazer (30Hz, 50Mj) kullanılmıştır. Plak ve gingival indeksler, cep derinliği, klinik ataşman seviyesi, çekilme derinliği, diş eti kalınlığı, keratinize doku miktarı başlangıç ve operasyon sonrası 6. ayda değerlendirilmiştir.
BULGULAR: Başlangıç ve operasyon sonrası 6. ayda değerlendirilen parametreler açısından her iki grupta da grup içi karşılaştırmalarda istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar tespit edilmiştir (p<0,05). Ancak gruplar arasında kıyaslamalarda klinik parametreler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır (p>0,05).
TARTIŞMA ve SONUÇ: Bu çalışmanın limitleri dahilinde, kök yüzeyi biyomodifikasyonunda Er: YAG lazerin ultrasonik aletlere göre üstünlüğü bulunamamıştır. Er: YAG lazerin kök yüzey biyomodifikasyondaki etkinliğini değerlendirmek için uzun dönem takipli, daha fazla sayıda hastada histolojik değerlendirmelerin yapıldığı ileri çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

6. 
YouTube™ Platformunda Yayınlanan Türkçe Paslanmaz Çelik Kuron (PÇK) Videolarının İçerik Özellikleri ve Bilimsel Doğruluk Açısından Değerlendirilmesi: Metodolojik Bir Çalışma
Evaluation of Turkish YouTube™ Video Content on Stainless Steel Crowns (SSCs): A Methodological Study
Hülya Çerçi Akçay, Erdal Cem Kargu, Nefise Şeker
doi: 10.5505/yeditepe.2026.44153  Sayfalar 21 - 28
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, YouTube™ platformunda yayınlanan Türkçe paslanmaz çelik kuron (PÇK) videolarının içerik özelliklerini ve bilimsel doğruluğunu değerlendirmektir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Çalışma, “paslanmaz çelik kuron”, “çocuklarda çelik kuron” ve “çocuk dişlerinde kuron” anahtar kelimeleri kullanılarak yürütülmüş ve analiz için ilk 100 Türkçe video dahil edilmiştir. Videoların bilimsel doğruluğu ve kalite düzeyi; Global Kalite Skalası (GQS), DISCERN, JAMA kriterleri ve Video Bilgi ve Kalite İndeksi (VIQI) ile değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde parametrik olmayan testler kullanılmış, gruplar arasındaki farklar Kruskal-Wallis testi ve Bonferroni düzeltmesi ile değerlendirilmiştir. Korelasyon analizleri Spearman testi ile yapılmıştır (p<0,05).
BULGULAR: Dahil edilme kriterleri doğrultusunda yalnızca 12 video analiz edilmiştir. Videoların ortalama görüntülenme ve beğeni sayıları sırasıyla 2345,6 ± 4481,1 ve 38,9 ± 76,9 olarak bulunmuştur. Medyan skorlar GQS için 3, DISCERN için 12, JAMA için 2 ve VIQI için 14’tür. Video içeriği ile görüntülenme sayısı arasında anlamlı bir korelasyon bulunmazken, GQS ve DISCERN skorları arasında güçlü pozitif bir korelasyon saptanmıştır (r=0,777, p=0,005). Ebeveynlere yönelik hazırlanan bilgilendirici videolar, daha yüksek içerik kalitesi göstermiştir.
TARTIŞMA ve SONUÇ: PÇK'lerle ilgili YouTube™ videolarının büyük çoğunluğu bilimsel açıdan yetersiz olup, hasta eğitimi için yeterli eğitimsel değeri taşımamaktadır. Bu durum, sağlık profesyonelleri ve akademik kurumların hasta eğitimi için daha güvenilir ve kanıta dayalı dijital içerikler üretmesinin gerekliliğini vurgulamaktadır.

7. 
Ortodontistlerin Klinik Yaklaşımları Üzerinde Gelişmekte Olan Dijital Teknolojilerin Etkisinin Değerlendirilmesi
Evaluating The Impact of Emerging Digital Technologies on Orthodontists' Clinical Perspectives
Nurver Karslı, Bahanur Hilal Kısbet
doi: 10.5505/yeditepe.2026.33239  Sayfalar 29 - 35
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, dijital teknolojilerin ortodontide benimsenmesini etkileyen faktörleri ortodontistlere uygulanan bir anket aracılığıyla değerlendirmektir. Ayrıca, bu teknolojilere ilişkin algılanan avantajlar ve dezavantajlar ile uygulamadaki başlıca engellerin belirlenmesi hedeflenmiştir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Toplam 40 maddeden oluşan anket formu, Türk Ortodonti Derneği ve Aligner Derneği üyelerine e-posta yoluyla iletilmiştir. İlk 20 soru tüm katılımcılar için standart olup demografik verileri toplamaya yönelikti. Kalan 20 soru ise katılımcıların teknolojik tercihlerine göre özelleştirilerek kişiselleştirilmiş bir yanıt deneyimi sunmuştur. Anket kapsamında, teknoloji kullanımına yönelik tutumlar, ihtiyaçlar ve klinik sonuçlara ilişkin görüşler değerlendirilmiştir.
BULGULAR: Anketi toplam 210 ortodontist yanıtlamıştır. Yeni teknolojilerin benimsenmesinde meslektaş görüşleri ve kongrelerin etkili olduğu belirlenmiştir. Kongreler, çevrim içi eğitimler ve meslektaşlarla yapılan paylaşımlar başlıca farkındalık kaynakları olarak öne çıkmıştır. Teknoloji kullanımını teşvik eden temel etkenler; tedavi sonuçlarında iyileşme, kullanım kolaylığı ve iş akışında verimlilik artışı olarak tanımlanmıştır. En önemli engel ise yüksek maliyet olarak saptanmıştır. Daha fazla teknoloji kullanan ortodontistlerin, artan maliyetleri dengelemek amacıyla daha yüksek tedavi ücretleri talep etme eğiliminde oldukları görülmüştür.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Ortodontistler, dijital teknolojilerin benimsenmesinde olumlu klinik etkiler ve entegrasyon kolaylığının belirleyici faktörler olduğunu ifade etmiştir. Erken dönem kullanıcıların daha yüksek maliyetlerle karşılaşmasına rağmen daha fazla vakada tedaviye başladıkları gözlemlenmiştir. Elde edilen bulgular, dijital teknolojilerin çağdaş ortodontik uygulamalardaki önemini ortaya koymaktadır.

8. 
Yerel Popülasyonda Anterior Gülüş Estetiğinin Güncel Gülüş Dizaynları ile Karşılaştırılması ve Dental Eğitimin Estetik Algısına Etkisinin İncelenmesi
Comparison of Anterior Smile Aesthetics in the Local Population with Current Smile Designs and Examination of the Effect of Dental Education on Aesthetic Perception
Mehmet Anıl Tütüncüler, Ceren Küçük, Beyzanur Dursun
doi: 10.5505/yeditepe.2026.25238  Sayfalar 36 - 42
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu klinik çalışmanın amacı, maksiller anterior dişlerin birbirleriyle olan oranlarını değerlendirerek; bu oranları altın oran, Preston oranı ve Tekrarlayan Estetik Diş (RED) oranı gibi güncel gülüş tasarımlarıyla karşılaştırmak, ayrıca dental eğitimin estetik algı üzerindeki etkisini incelemektir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Araştırmaya 18–30 yaş aralığında, Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğrencisi 199 erkek ve 199 kadın olmak üzere toplam 398 gönüllü katılmıştır. Standartlaştırılmış şekilde gönüllülerin fotoğrafları frontal açıdan çekilmiştir. Diş ölçümleri (lateral/santral ve kanin/lateral) dijital photoshop programı (Adobe Photoshop CS6) ile alınmış, oranlar estetik parametrelerle (altın oran, Preston oranı, RED oran) karşılaştırılarak tek örneklem t testi ile analiz edilmiştir (p<0,05). Dental eğitimin estetik algıya etkisini değerlendirmek için, 161 diş hekimi, 171 dental teknisyen ve 157 dental eğitim almamış birey olmak üzere toplam 489 katılımcıya kadın ve erkek modellerin dört farklı gülüş tasarımı sunulmuş ve tercih ettikleri tasarım kaydedilmiştir. Kategorik veriler ki-kare (χ²) bağımsızlık testi ile değerlendirilmiştir (p<0,05).
BULGULAR: Her iki cinsiyetteki maksiller santral diş oranları, altın oran, Preston oranı ve RED oranından farklı bulunmuştur. Kadınlarda lateral/santral oranı ile altın oran (p=0,112), kanin/ lateral oranı ile Preston oranı (p=0,318); erkeklerde lateral/ santral oranı ile Preston oranı (p=0,653) arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Kadın modelde sunulan dört tasarım arasından tercih edilen en estetik seçim ile eğitim düzeyi ile estetik tercih arasında anlamlı ilişki bulunmazken (p=0,385), erkek modelde sunulan dört tasarım arasından tercih edilen en estetik seçim ile anlamlı ilişki saptanmıştır (p=0,001).
TARTIŞMA ve SONUÇ: Altın oran, Preston oranı ve RED oranı, incelenen yerel popülasyonda doğal dentisyonun oranlarıyla uyum göstermemiştir. Kadın modelde Preston oranı, erkek modelde ise RED oranı dental eğitimli bireylerce daha fazla tercih edilmiştir.

9. 
Farklı Yüzey Pürüzlendirme İşlemlerinin Rezin Bazlı ve Polimer İnfiltre Seramik Materyallere Etkisinin Rezin Siman Kullanılarak Kesme Bağlanma Dayanımının Karşılaştırılması
Comparison of the Effects of Different Surface Roughening Processes on Resin-Based and Polymer-Infiltrated Ceramic Materials and Shear Bond Strength Using Resin Cement
Furkan Karataş, Nuran Yanıkoğlu
doi: 10.5505/yeditepe.2026.75437  Sayfalar 43 - 48
GİRİŞ ve AMAÇ: Bilgisayar Destekli Tasarım ve Bilgisayar Destekli Üretim (CAD/CAM) teknolojisi, hızlı ve kolay üretim, insan hatalarını en aza indirme gibi üstün özellikleri sayesinde geleneksel yöntemlere göre diş hekimliğinde son yıllarda yaygınlaşmaktadır. Bu çalışma ile polimer infiltre seramik (Vita Enamic) ve rezin bazlı (Cerasmart) seramik materyallerin simantasyonunda kullanılan farklı yüzey hazırlama işlemlerinin adezyondaki etkisi incelenmek istenmiştir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Çalışmada Vita Enamic ve Cerasmart materyalleri (N=15) 2 mm kalındığında test edilmek üzere hazırlanmıştır. Örnekler rastgele 3 gruba ayrılarak (n=5) kontrol, kumlama ve kombine (kumlama ve asit) uygulamaları yapılmıştır. Yüzey hazırlama işlemi sonrası rezin simanla adezyon sağlanarak numuneler makaslama bağlanma dayanımını ölçmek için İnstron cihazında test edilmiştir.
BULGULAR: Tek yönlü Anova testine göre en fazla makaslama kuvveti ortalaması Vita Enamic kombine grubunda görülürken, en az bağlanma değeri ise Cerasmart kombine grubunda görülmüştür.
TARTIŞMA ve SONUÇ: CAD/CAM teknolojisi, hızlı ve kolay üretim, insan hatalarını en aza indirme gibi üstün özellikleri sayesinde geleneksel yöntemlere göre diş hekimliğinde son yıllarda yaygınlaşmaktadır. teknolojisinin gelişen teknolojisi yeni materyallerin üretimine imkan sağlamıştır. Vita Enamic ve Cerasmart materyallerinin, yüzey hazırlama işlemlerinden sonra benzer adezyon etkisi oluşturacağı düşünülmekteydi. Fakat yapılan analizler pürüzlendirme sonucu materyallerin yüzey özelliklerinin farklı etki oluşturduğunu göstermiştir.

DERLEME
10. 
Çocuk Diş Hekimliğinde Kullanılan Üç Boyutlu Görüntüleme Yöntemleri ve Konik Işınlı Bilgisayarlı Tomografinin Yorumlanması
Three-Dimensional Imaging Methods Used in Pediatric Dentistry and Interpretation of Cone Beam Computed Tomography
Merve Mısır, Mine Koruyucu
doi: 10.5505/yeditepe.2026.60420  Sayfalar 49 - 57
Çocuk diş hekimliğinde birçok patolojik durumun tespiti için klinik muayenenin yanında ağız içi görüntüleme yöntemleri ulaşım kolaylığı ve radyasyon dozunun azlığı dolayısı ile pratikte en çok kullanılan görüntüleme yöntemidir. Daha geniş alanlar görüntülenmek istendiğinde ağız dışı görüntüleme yöntemleri tercih edilmektedir. Ağız dışı görüntüleme yöntemleri 2 ve 3 boyutlu olarak ikiye ayrılmaktadır. Ağız içi ve ağız dışı 2 boyutlu görüntüleme yöntemleri distorsiyon ve görüntülenmek istenen alanın her yönden görüntüleyemediğinden dolayı 3 boyutlu yöntemlerin gerisinde kalabilmektedir. 3 boyutlu olarak sınıflandırılan görüntüleme yöntemleri arasında bilgisayarlı tomografi (BT), mikro-bilgisayarlı tomografi (MBT), ultrasonografi (USG), manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ve konik ışınlı bilgisayarlı tomografi (KIBT) yer almaktadır. USG ve MRG non-invaziv olması ile ön plana çıkarken diğerleri x ışınlarının kullanılmasından ötürü sağlıklı dokuları korumak amacı ile radyasyon dozuna dikkat ederek kullanılmaktadır. Bu yöntemler arasında KIBT klinik pratiğinde en sık kullanılan görüntüleme yöntemi olarak başı çekmektedir. Ayrıca radyasyon dozunun azlığı, tarama süresinin kısalığı ve ekipmanların daha az komplike olması dolayısıyla çocuklarda daha avantajlı olmaktadır. Bu derlemenin amacı 3 boyutlu görüntüleme yöntemleri hakkındaki güncel literatürleri toplamak ve çocuk diş hekimlerinin bilgi ve birikimlerini arttırmaktır.

11. 
Derin Kapanış Tedavisinde Alt Kesici Diş İntrüzyonunun Şeffaf Plak ve Sabit Tedavi Uygulamalarıyla Karşılaştırılması
Comparison of Clear Aligner and Fixed Treatment Applications of Lower Incisor Intrusion in the Treatment of Deep Bite
Irmak Ocak, Hilal Türkoğlu Boynuyoğun, Ezgi Atik
doi: 10.5505/yeditepe.2026.07269  Sayfalar 58 - 65
Derin kapanış, üst ve alt kesici dişler arasında artmış dikey kapanış olarak tanımlanır ve oldukça yaygın görülen, aynı zamanda başarılı bir şekilde tedavi edilmesi zorlayıcı olan maloklüzyonlardan biridir. Derin kapanış, fonksiyonel sınırlamalara yol açabilen, temporomandibular eklem hastalığına neden olabilen ve periodontal dokuların sağlığını etkileyebilen predispozan faktörlerden biri olarak kabul edilmektedir. Derin kapanışın düzeltilmesi; arka dişlerin ekstrüzyonu, ön dişlerin intrüzyonu veya her ikisinin kombinasyonu ile sağlanır. Tedavi seçimi, derin kapanışın etiyolojisine, beklenen büyüme miktarına, vertikal boyuta, dişlerin yumuşak doku yapılarıyla ilişkisine ve oklüzal düzlemin istenilen konumuna bağlıdır. Birçok faktörden etkilenen derin kapanış tedavi mekanikleri oldukça çeşitlidir. Günümüzde ortodontik tedavilerde şeffaf plakların kullanımının artmasıyla birlikte, derin kapanışın düzeltilmesine yönelik uygulanan mekaniklerde, diğer tüm tedavi mekaniklerinde olduğu gibi, bazı değişiklikler meydana gelmiştir. Ayrıca, derin kapanışın düzeltilmesinde tercih edilen intrüzyon teknikleri, tedavi sonrası stabiliteyi doğrudan etkileyebilmektedir. Bu nedenle, tedavi sürecinde kullanılan mekaniklerin etkinliği ve uzun dönem sonuçları da dikkate alınmalıdır. Bu derlemenin amacı, derin kapanış vakalarında alt kesici diş intrüzyonu uygulamalarına genel bir bakış sunmak ve en uygun tedavi seçeneğinin belirlenmesinde yol gösterici olmaktır.

12. 
Tek Renk Üniversal Rezin Kompozitlerin Özellikleri
Properties of Single-Shade Universal Resin Composites
Ayşe İrem Yetiş, Ayşenur Çelik, Oya Bala
doi: 10.5505/yeditepe.2026.72623  Sayfalar 66 - 73
Günümüzde hem hekim hem de hastaların doğal diş benzeri görünüme sahip estetik restorasyonlara yönelik talebinin artması, estetik restoratif materyallerin geliştirilmesi üzerine çalışmaların yoğunlaşmasına neden olmuştur. Son yıllarda oldukça popüler olan tek renk üniversal rezin kompozitler bu amaçla geliştirilmiş materyallerden biridir. Bu materyallerin kullanıma sunulması ile birlikte tabakalama içeren mine ve dentin kompozitlerinin ayrı ayrı kullanıldığı yönteme göre basitleştirilmiştir, tabakalama sırasında gereken teknik hassasiyet azaltılmıştır ve sonuç olarak koltukta geçen süre kısaltılmıştır. Böylece birden fazla kullanılan rezin kompozitler tek bir rezin kompozit rengine indirilerek malzeme israfı da önlenmiş olur. Bu rezin kompozitlerin en önemli özelliği tek bir rezin kompozit kullanarak komşu diş yapısının rengi ile iyi bir uyum sağlayarak doğal görünüm elde etmektir. Günümüzde sıklıkla kullanılan tek renk rezin kompozitlerin hekimler için ne gibi özelliklere sahip olduklarını bilmek yapılacak olan tedavinin konforunu arttıracaktır. Bu derlemenin amacı, diğer rezin kompozitler üzerinde potansiyel olarak olumlu bir etkiye sahip olabilecek optik ve mekanik özellikler dahil olmak üzere yenilikçi ve devrim niteliğindeki tek renk üniversal rezin kompozitlerin gelişimi ve özelliklerini dental literatürdeki çalışmalara dayanarak araştırmaktır.

LookUs & Online Makale